Çarşamba, Nisan 21, 2010

klişebnem gündemi yorumluyor no.12

Bu ülkede eğitimciler ve din adamları da bu iğrenç insanlık suçunu işleyebiliyorsa peki biz kime güveneceğiz?? Bu küçücük yardıma muhtaç kızların devlet tarafından korunmaya alınması gerekmez miydi? Şimdi bunun kim hesabını verecek? Bu olay da iki gün sonra unutulur ve bizler de eski yaşatılarımıza geri döneriz eminim. Ben kendi adıma bu tecavüzcüler için idam cezası verilmesini istiyorum! Atatürk'ün bizlere emanet ettiği bu vatanın bu hallere gelmiş olmasını kabul edemiyorum.

Yazıklar olsun........

Cuma, Nisan 16, 2010

bir kelime bir işlem

Sezai Aydın’lı Bir Kelime Bir İşlem’deki uzmanlar küçükken bana tanrı gibi gelirdi. Onlar yarışsa tüm yarışmacıları sikertirler diye düşünürdüm hep. Yarışmacıların tam sonuç ya da 10 harf bulduğu anlarda suratlarında oluşan ifadeye de kısaca “apışıp kalmak” dendiğini ise sonradan öğrenecektim. Yıllar geçtikçe bir yandan bu oyunda artan tecrübeleri ve kameraya olan aşinalıkları sayesinde gittikçe rahatlıyorlar (harddisc), diğer yandan yaşları ilerledikleri için düşünme hızları giderek düşüyordu (ram) Neyse sıkıldım diyeceğim şey şudur: asıl Sezai Aydın hepsini sikertirdi istese!..


Çarşamba, Nisan 14, 2010

Latifperdaz-î Hûmayûn Pişekâr Şemseddin Efendi

Dedemin büyükbüyükdedesi Latifperdaz-î Hûmayûn Pişekâr Şemseddin Efendi (D. ? – Ö. 1890)

Erzincan’ın Yenişehir şubesinde dünyaya gelmiştir. İlkokulu Erzurum Sümüklü İsmail Efendi İlkokulu'nda okumaya çalışmışsa da bunda başarılı olamamış çünkü okul çok uzakmış. Bu yüzden Necefli Suudullah Efendi Medresesi’nin folklor kurslarına dışarıdan katılmış. Küçük yaşta sahne heyecanı dört bir yanını sarakoyunca da eğitim hayatını acilen sonlandırarak komedyen (pişekâr) olmaya karar vermiştir.

O sırada köylerine gelen Vakvak-i Curcuna Sirk İştiraki adlı bir kumpanyanın gösterilerinden oldukça etkilenen küçük Şemseddin, özellikle de zamanın ünlü güldürü ustası (pişekâr) Çalçene İrfaniettin Efendi’nin (72) karından konuşma (vantrilokluk) gösterisine adeta aşık olmuştur. Her gece evden kaçarak iştirakin gösterilerini en ön sıradan izliyor, bir gün kendisini de o sahnede şahsi komikliklerini yaparken hayal ediyordu.

Bir gece kumpanya sona erdiğinde yanına gider ve şöyle der:

- Çalçene İrfaniettin Efendi!
- Ne var lan piç?!
- Ehehee! Çok gülüyom size! Size hayranım ben. Beni de yanınıza alsanıza!
- Da get işine akşam akşam.. bak ben kaç yaşıma geldim hala elimde kuklaynan veled eyliyom. Yürü git burdan piç gurusu!. Zaten kafam bi milyon!..

Diyerek oradan uzaklaştırmıştır.

Bunu kendisine yediremeyen küçük Şemseddin köyün marangozu Gepetto’ya giderek kendisine bir tane Pinokyo yapmasını rica eder. Gepetto o işin çok büyük prodüksiyon olduğunu, Pinokyo’nun telif haklarının zamanın ünlü yapım şirketlerinden Walt Disney & Sons Co.’da bulunduğunu, Walt Disney’e nazı geçse bile Warner Bros & Brothers ile papaz olduklarını, hala ödemesinin yapılmadığını ve bu yüzden kafasının bi milyon olduğunu birbir anlatır. Öyle kafasına estiği gibi her gelen çocuğa Pinokyo yaparsa mukaveleyi bozmuş olacağını dolayısıyla Hamurabi kanunlarının 71-A no’lu maddesine karşı gelmiş olacağından diri diri yakılacağını da ekler. Küçük Şemseddin ne diyeceğini bilemez, apışıp kalır.

O aralık:

- O zaman sen de bana kukla yap! diyerek sessizliği bozar.
- Ne kuklası evladım? Size oyuncak yapmaya mı marangoz oldum yoksa ananıza babanıza gardrop şifonyer yapmaya mı?.. der.
- Şifonyer ne amca? diye üstelemiş küçük Şemsettin.
- Gel.. Gel kucama da anlatayım sana gel... Gel içerde anlatayım.. diye karşılık vermiştir.

Yıllar yılları kovalar. Küçük Şemseddin büyür ve artık bir dizüstü kukla sahibi olmuştur. Sünnet düğünlerinde vantrilokluk ve türlü komikliklerle yaşantısını sürdürür. Bu gösteriler ilk başlarda ilgi görse de, Gepetto’nun ölümünden sonra onu onurlandırabilmek için kuklanın kafasını Gepetto’nun kafasından aldığı alçı kalıpla yeniden inşa eden Şemseddin Efendi’nin işleri o günden sonra planladığı gibi gitmemeye başlar. Kuklanın kafasının kendi kafasından büyük olması yalnızca çocukları değil ortamdaki tüm yetişkinleri de irkiltmeye başlamıştır. Kimin kimi konuşturduğu artık iyiden iyiye işler çığırından çıkmıştır artık. Ömrünün son yıllarında kuklasıyla bir dargın bir barışık sürdürdükleri yaşantısı, sünnet düğünlerinde hiç konuşmadan aralıksız 8 saat oturması ile patlak vermiştir bile.

Son nefesine kadar dizinden düşürmediği kuklası ile ölümünden 2 gün önce çekilen yukarıdaki fotoğrafta, Latifperdaz-î Hûmayûn Pişekâr Şemsettin Efendi’nin 250 yaşında olduğu söylenmekte ve artık sola yatan yorgun bedeninin bir sütun vasıtasıyla zeminden desteklenerek başlatılan restorasyon çalışmaları esnasında görülmektedir. Kuklasıyla da küs gitmiştir ama efendiliğini, cantiliğini her zaman muhafaza etmiştir. Allah rahmet eylesin...


Salı, Nisan 13, 2010

klişebnem gündemi yorumluyor no:1

Bu ülkede biliyorsunuz bir takım insanlar bazı çıkarlar uğruna topluma oldukça fazla zarar veriyor. Ben inanıyorum ki günün birinde bunların hepsi birer birer yok olacak ve bizler de çağdaş bir ülkede yaşamanın rahatlığına erebileceğiz. Sonuçta herkes kendisine doğru gelen bazı kavramların doğru olduğuna inanıyor ve böylce de tam bir kaos yaşanıyor. Sonuç olarak siyasetçiler bu ülkede aynı zihniyette olduğu ve bu halk da kandırıldığı sürece bunlar hep olacaktır.

Saygılar....



Cumartesi, Nisan 10, 2010

kill it!

şu apartman kapılarının kilitlerini de ters monte etmenin manasını birisi bana açıklasın n'olur. delirecem olm burda..



Çarşamba, Nisan 07, 2010

bana bu videolarla gel!

- Kadir Tapucu’nun bodyguardlar tarafından Laila’ya alınmayışı ve sinirinden ağlaması

- Bülenddd’a Özveren’in sunduğu Banko yarışmasında fırtınalar estiren görme engelli yarışmacı Hale Bacakoğlu’nun bilemediği sorular için “a-nım-sa-ya-ma-dığmmmm..” deyişi

- Çarkıfelek’e katılan Sakıp Sabancı’nın karısının “M”ye “Ma”, “N”ye “Na” demesi

- 1995’deki bir Fenerbahçe-Sarıyer maçında Fenerbahçeli Tayfun’un ikili mücadele sırasında rakibinin şortuna asılmasıyla aletedavatının yakın plan gözükmesi, ve bunun ağır çekim tekrarı!

- Yine o yıllarda, Bülendddd’a Karpat’ın Sarıyer kalecisi Müller’in Türk vatandaşı olup Metin adını aldığından habersiz “Sayın seyirciler Müller sakat olduğu için bugün kaleyi Metin koruyor” demesi

- Cenk Koray’ın Tele-Kutu yarışmasında yarışan kadın yarışmacıyı alkışlar eşliğinde yerine uğurlarken arkasından gıçını-başını iyice bi süzüşü!

- 1990 yılında Milliyet’in arka spor sayfasındaki Tanju’nun sakatlığı ile ilgili bir haberin fotoğrafında, Tanju’nun sedyede yatarken gayet net bir şekilde taşaklarının gözükmesi (bunukesmissaklamissonrakaybetmistim.jpg)


Nur sürer..


Pazartesi, Nisan 05, 2010

oha lan..

Cumartesi, Nisan 03, 2010

pinçik

küçük kaşıktan büyük kaşığa geçtiğin günü ne çabuk unuttun lan? ha? annen "büyük kaşıkla ye artık canım.." deyip, o şişko ellerinde büyük ve eğreti duran kaşığı eline verdiğinde tıptıp atan yüreciğinin sesini, ne edeceğini bilemeyen şaşkın sevincini, yüzüne gözüne bulaştırdığın yoğurt çorbasıyla hayata küstüğün, büyük kaşığa geçmenin senin için imkansız olduğunu düşündüğün o anı ne çabuk unuttun?


- abi yine çok geri gittin sen :)
- dolaşma buralarda..
- :(